Amerika’da Dizi Seti Deneyimi: Two and a Half Men

Herkese merhaba,

Genelde tatil planımı yaptıktan hemen sonra o şehirde gerçekleşecek etkinlikleri inceliyorum. California seyahatim öncesinde araştırma yaparken dizi çekimlerine gidilebildiğini gördüm ve tabii inanılmaz heyecanlandım. Bu yazımda da Los Angeles’ta gittiğim dizi çekimini anlatmak istedim. Benim için tadına doyum olmayan benzersiz bir deneyimdi.

2014’ün Eylül ayında Los Angeles’ta kalacağım 2-3 gün için öncesinde araştırmaları yaptım ve bazı siteler keşfettim. Genelde dizi çekimleri için biletler ücretsiz dağıtılıyor; ancak talep çok yüksek olduğu için bilet yakalamak biraz zor olabiliyor. Bulduğum en verimli web sitesi tvtickets.com oldu. Benim en ilgimi çeken dizi Two and a Half Men’di, eh Ashton Kutcher’ı canlı canlı görmek fena olmazdı en nihayetinde.

Biletler çekimin gerçekleşeceği günden 1 ay önce dağıtılmaya başlıyor. Her ne kadar tarih konusuna dikkat etsem de ilginç bir şekilde siteye girdiğimde tüm biletler tükenmişti ve benim için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Fakat şansımı mail üzerinden denemeye karar verdim ve tvtickets.com ekibine epey üzüldüğümü belirten bir mail attım. Tabii kendilerinden dönüş beklemiyordum; ancak şaşırtıcı şekilde bana ertesi gün içerisinde 3 adet biletin olduğu bir mail attılar. Bu hoş sürpriz karşısındaki sevincimi yazıya dökerek anlatmam pek mümkün değil 🙂

Los Angeles’a vardıktan sonraki gün Warner Bros. Studios’a gittik ve bizim isimlerimizin de olduğu listeyi taşıyan bir ilgili bizi bekleme salonuna aldı. Bu noktada gizlilik esas olduğu için cep telefonlarımızı topladılar, zira diziden herhangi bir bilginin dışarıya sızmasını istemezler. Çekim yapılacak alana grup olarak yürüdük ve ilk geliş sırasına göre sahnenin kenarındaki koltuklarda yerimizi aldık.

Türkiye’de de canlı yayın yapan programlara izleyici olarak gitmişliğim var; ancak bu tamamen farklı bir deneyimdi. Tüm çekim süresince izleyicileri eğlendirmek için bir kişi görevliydi. Çekim aralarında oyun oynatıldı, ufak ödüller verildi. Ayrıca çekim başladıktan birkaç saat sonra pizza ikramı yapıldı. Yani seyircilerin motivasyonu kaybolmasın diye acayip bir çaba vardı, takdir ettim.

Tabii işin en güzel kısmı da muhteşem oyunculuklardı. Özellikle Jon Cryer’a hayran kaldığımı söylemeden edemeyeceğim. Sahnesi olmadığı tüm anlarda konuk oyuncularla ve seyircilerle özel olarak ilgilendi.

Benim çekime gittiğim bölüm 12. sezon 3. bölümdü. Dış sahneler önceden çekilmişti, biz sadece iç mekan çekimlerini izleyebildik. Malibu’yu gördüğümüz sahnelerin büyük çoğunluğu da stüdyo içiydi diyebilirim.

Hayatımın en ilginç deneyimlerinden biri oldu benim için. Meslek sebebiyle reklam çekimlerinde bulunuyorum; ancak sevdiğim bir Amerikan dizisini canlı canlı izlemek gerçekten heyecan vericiydi.
Eğer sizin de bir gün yolunuz düşerse mutlaka önceden araştırın derim. İnsanın hayatına birkaç defa çıkacak şanslardan biri. Yalnız yaz aylarında tatilde oldukları için çekim yapılmıyor, genelde tüm dizilerin çekimleri Eylül gibi başlıyor. Aklınızda bulundurabilirsiniz.

Fotoğraf alıntıdır.

Sevgiler,
Zeynep

 

Yorum Yapın

Gezinme