Madrid Gezilecek ve Görülecek Yerler

Merhabalar,

Yakın bir arkadaşımla 3-4 günlük kısa bir tatil yapalım diye yola çıktık, ekonomik uçak bileti derken kendimizi Madrid’de bulduk 🙂 İkimiz de Madrid’e önceden ayrı ayrı gitmiştik ve hakkını veremediğimizi düşünüyorduk. Bu vesileyle 3 güne Madrid’i sığdırdık ve her yeri görmeye çalıştık. Epey yorulsak da keyifli bir seyahat oldu ve Madrid hafızamızda yenilendi.

Öncelikle belirtmeliyim ki Madrid’i yeteri kadar görebilmek için en az 3 gün gerekiyor. Şehrin turistik noktalarından ziyade yerellerin takıldığı bölgeleri daha çok sevdik biz. Elimizde notlarımız karış karış gezdik, bol bol yürüdük, kendi çapımızda adım rekorları kırdık.

Konaklama

Bu seyahatte ikinci kez Airbnb deneme şansım oldu. Son dakikalara kaldığımız için otel fiyatları epey artmıştı, bu sebeple merkezi küçük bir ev tercih ettik. Tuttuğumuz ev Santa Theresa taraflarında kalıyordu ve hemen hemen her yere yakındı diyebilirim. Gayet canlı bir semt, siz de konaklamalarınız için bu bölgeyi tercih edebilirsiniz.

IMG_9303
Terasın Manzarası

Ulaşım

Madrid çok büyük bir şehir olmadığı için merkezi bir yerde konaklarsanız birçok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Tabii çok kısa mesafelerden bahsetmiyorum; ancak yol tarifi aldığımızda bize olan uzaklık genelde 2 kilometreyi geçmedi.

Yürümekten yorulduğunuzda metro ve taksi de tercih edebilirsiniz. Genelde şehir içinde ulaşım 8-10 Euro’yu geçmiyor taksiyle. Hava limanından şehir merkezine taksiyle gitmek isterseniz de 30 Euro’luk sabit bir ücret var.

Gezilecek Yerler

Ben ki deniz olmayan şehirleri sevmem, Madrid bu anlamda ön yargımı kırdı. Sokakları geç saatlere kadar canlı, her semt birbirinden farklı. Şehrin karakteri var ve insan sokaklarında kaybolduğunda bile mutlu oluyor. E haliyle sevdim Madrid’i 🙂

Hazır Madrid’e gitmişken görmeniz gereken yerleri aşağıda sıralayacağım:

Plaza Mayor

Avrupa şehirlerinde en sevdiğim şeylerin başında büyük meydanlar geliyor. Plaza Mayor Madrid’deki favorilerimden biri oldu. Sol Meydanı kadar turistik değil, bir sürü restoran ve cafe var. Kocaman tek bir binadan oluşuyor aslında buradaki bina, rengiyle ve mimarisiyle büyüleniyor insan. Bizim yolumuz en çok buraya düştü, genelde günlerimizi burada Sangria eşliğinde sonlandırdık diyebilirim 🙂

IMG_0144
Plaza Mayor

Gran Via

Burası Madrid’in alışveriş bölgesi. Olur da alışveriş etmek isterseniz bu bölgeye gelebilirsiniz. Lüks markalar genelde bu bölgede diyebilirim. Bizim bu bölgeyle temasımız geçerken uğramanın ötesine gidemedi. 🙂

Puerta del Sol

Madrid’in turistler açısından en popüler meydanı, benimse en az sevdiğim yer oldu. Fazla turistik hissettiriyor. Fotoğraf çektirmek için kılıktan kılığa girmiş insanlar, müzisyenler ortama biraz canlılık katsa da genel olarak çok kalabalık bir yer. Burada meşhur ayı heykelini ve saat kulesini görebilirsiniz. Yarım saatinizi ayırmanız yeterli olur bence.

IMG_9324
Puerta Del Sol
IMG_9335
Ayı Heykeli

Plaza de Santa Ana

Burası diğer meydanlara göre biraz daha küçük ve nispeten daha az turistik. Küçük ama sevimli diyebileceğim, görmenizi önereceğim yerlerden. Burada da epey restoran var, içlerinden birini seçip keyif yapabilirsiniz. Bu arada flamenco gösterisi izlemek isterseniz bu meydanda Villa Rosa isimli bir mekan var. Biz öğle saatlerinde gidip rezervasyon yaptırıp ücreti ödedik, gösteri ve bir içecek bedeli 30 Euro’ydu. Biraz turistik olsa da keyifliydi 🙂 Gösteri 1 saat kadar sürüyor.

IMG_9627
Plaza de Santa Ana
IMG_0009
Villa Rosa – Flamenco Gösterisi

La Latina/Malasana/Chueca

Madrid’in hipster üçlüsü, benim de en favori yerlerimden oldu 🙂 Madrid’de daha çok lokallerin takıldığı, muhteşem tapas barların olduğu bir bölge. En çok La Latina’yı sevdim. Cumartesi gecesi inanılmaz bir kalabalık vardı. Daha az turistik olduğu için şehir hayatını doya doya yaşayabileceğiniz bu bölgeyi Karaköy’e benzetmeniz çok olası. Süslü balkonlara denk gelirseniz fotoğraflamadan geçmeyin derim.

IMG_9363
La Latina
IMG_9374
La Latina

Royal Palace of Madrid

Yine en turistik bölgelerden biri olan sarayda şu an kral konaklamıyor. Bizim çok zamanımız olmadığı için içine girmedik; ancak etrafını dolaşıp fotoğrafladık. Sarayın yakınında, katedralin ters istikametinde bulunan Sabatini Bahçeleri’ne de yolunuz düşerse uğrayabilirsiniz.

IMG_0087edited
Royal Palace of Madrid
IMG_0136
Sabatini Bahçeleri

Almudena Katedrali

Hazır Royal Palace of Madrid’e kadar gelmişken buraya da uğradık. Zaten sarayın hemen yanında kalıyor. Katedralin iki girişi bulunuyor. Normalde ücretsiz; ancak terastan manzara izlemek isterseniz 4 Euro karşılığında en tepeye kadar çıkabilirsiniz. Biz sevdik buradaki manzarayı.

IMG_0090
Almudena Katedrali
IMG_0103edited
Almudena Katedrali’nden Madrid

Müzeler: Prado ve Arte Reina Sofía

Madrid’de epey müze var; ancak zamanınız kısıtlıysa bu iki müzeye gitmenizi öneririm. Prado müzesinin yakınlarında bulunan Neptuno Çeşmesi ve San Jeronimo Katedrali’ni de mutlaka görün derim fırsatınız olursa. Özellikle San Jeronimo Katedrali’nin mimarisini çok beğendim.

IMG_9518
San Jeronimo Katedrali

Santiago Bernabéu Stadyumu

Madrid’in en önemli turist aktivitelerinden biri stadyum turu tabii ki. Ben önceki ziyaretimde gitmiş olduğum için bu sefer pas geçip farklı yerler görmeyi tercih ettim. Ancak Madrid’e ilk gidişinizse mutlaka uğrayın derim.

Plaza de Cibeles / Palacio Cibeles

Plaza de Cibeles Meydanı’nda bulunan Palacio Cibeles şu an belediye binası gibi kullanılıyor ve Madrid’in simgelerinden olmuş. Bizim dikkatimizi bina üzerindeki afiş çekti 🙂 Binanın en üst katına çıktık şehir manzarasını izlemek için, çok bayılmadığımız için çıkmazsanız da olur diyebileceğim bir yer. Şehrin kuş bakışı görünümü Almudena Katedrali’nde daha güzel ve keyifli.

IMG_9537
Palacio Cibeles
IMG_0149
Palacio Cibeles’in Manzarası

El Rastro 

Madrid’e gitmeden önce beni en çok heyecanlandıran yer El Rastro olmuştu. Her Pazar günü ikinci el pazarı kuruluyor diye okumuştum. Hakikaten de başka ülkelerde gittiğim pazarlara göre çok daha büyüktü; ancak bizim şansımıza mı bilemiyorum pek antika eşya yoktu. Hatta aksine ucuz Çin malı kıyafetler, takılar satılıyordu. O kadar kalabalıktı ki adım atacak yer bulamadık zaman zaman. Ama yine de bu ortamı solumak güzeldi. Her şehrin pazarı şehri anlatıyor aslında bir nevi.

IMG_9461
El Rastro

Universidad

Seyahatimiz öncesinde arkadaşımın duyduğu bazı yerler vardı. Kahvaltı için de Federal Cafe’ye mutlaka uğrayın demişler, biz de evden çıkıp yürüyerek Federal Cafe‘ye ulaştık. Çok keyifli bir kahvaltı oldu, hem ortamı hem de yemekleri son derece güzeldi. Mekan Universidad semtinde kalıyor, orayı da bu vesileyle gezmiş olduk. Ara sokakları çok keyifli ve daha çok öğrencilerin bulunduğu bir semtti. Kahvaltı sonrasında da Madrid’de epey yüksek puanlı bir kahveci olan Toma Cafe‘ye uğradık. İki mekan birbirine yakın, siz de hazır oralara kadar gitmişken ikisini sırayla deneyebilirsiniz 🙂

Yemek

Normalde Barcelona tapaslarıyla daha meşhurdur; ancak Madrid’de hiç fena değilmiş doğrusu 🙂 Yemek pazarlarına bayılan biri olarak burada kocaman bir yemek marketi olduğunu duyunca arkadaşımla yola koyulduk. Plaza Mayor’un tam dibinde kalan Mercado San Miguel‘e uğramadan olmazdı, gece geç saatlere kadar da açık. Tapas için en çok önerilen adreslerden biri burası. Seçenek çok; ancak gittiğiniz saat önem taşıyor. Biz gece gittiğimiz için pek çok yerde sıra beklememiş olduk.

IMG_9644
Mercado San Miguel

Sangria içmeden ve İspanyolların meşhur tatlısı churros’un tadına bakmadan Madrid gezinizi sonlandırmayın 🙂 Churros bizim tulumba tatlısına benziyor, farklı olarak çikolata sosuna bandırıp yiyorsunuz. Vazgeçilemeyecek bir lezzet değil tabii ama denemekten zarar çıkmaz 🙂

IMG_0137
Churros

Alışveriş

Meydanların çoğunda hediyelik eşya satan envaiçeşit dükkan bulunuyor. Fiyatlar çok uygun olmasa da bakabilirsiniz. İspanya denince tabii ki aklımıza gelen ilk şey espadril oldu. Birçok hediyelik eşya dükkanında bulabilirsiniz; ancak biz 1840’da açılan ve çeşit bakımından inanılmaz zengin olan Casa Hernanz‘a uğradık. Önünde kuyruk olan bir ayakkabıcı görmemiştim daha önce 🙂 İstediğiniz fiyat aralığında model bulabilirsiniz, yalnız biraz beklemeniz gerekecek. Dükkan tam Plaza Mayor’un çıkışında kalıyor.

IMG_0145
Casa Hernanz

Bunun dışında İspanya’da en meşhur alışveriş noktalarından biri de El Cortes Ingles. Alışveriş merkezi zinciri ve hemen hemen her yerde karşınıza çıkıyor. Biz zaman kaybetmemek için pek vakit ayırmadık; ancak alışveriş etmek isterseniz buraya uğrayabilirsiniz.

Madrid’de gitmek istediğimiz El Retiro Park‘a zaman yaratamadığımız için uğrayamadık maalesef. Merkezi konumda; ancak biz epey yeri görmek isteyince burası kaldı. Fırsatınız olursa uğrayın derim, parkın içerisinde saray bile varmış 🙂 Artık sizler giderseniz bana fotoğraf gönderirsiniz.

Madrid’e kadar gitmişken hemen yakınındaki Orta Çağ şehri Toledo’yu görmeden dönmeyelim dedik, hızlı trenle yaklaşık yarım saat sürüyor. Tarihi güzellik içinde kaybolduk ve Toledo’yu çok sevdik, yazımı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

En kısa zamanda başka rotalarda görüşmek dileğiyle.

Zeynep

 

Yorum Yapın

Gezinme